Kültür Kavramı Neleri Kapsar? Bir Bardak Çayın Yanındaki Koca Dünya
İzmir’de yaşarken kültür kavramının aslında sadece müzelerde duran eski eserlerden, tarihi binalardan veya ciddi ciddi konuşulan akademik konulardan ibaret olmadığını her geçen gün daha iyi anlıyorum. Çünkü kültür dediğimiz şey bazen bir büyükannenin “Üşütme, üstüne bir şey al” cümlesinde, bazen kahvede yapılan tartışmada, bazen de arkadaş grubunda “Ben asla böyle yapmam” deyip beş dakika sonra aynısını yapan bir insanın davranışında saklı olabiliyor.
Ben 25 yaşındayım ve arkadaş ortamlarında genellikle espri yapan kişi olarak bilinirim. Birileri ciddi bir konu açınca hemen araya küçük bir şaka sıkıştırırım. Fakat işin komik tarafı şu: Eve döndüğümde o konuşmanın her detayını kafamda tekrar oynatırım.
“Acaba fazla mı konuştum?”
“Şu espri biraz gereksiz miydi?”
“Arkadaşım güldü ama gerçekten komik buldu mu?”
Evet, dışarıda kahkaha makinesi gibi gezen ama gece yatağa girince hayatı sorgulayan insanlardan biriyim. Bu yüzden kültür konusu bana hep ilginç gelmiştir. Çünkü kültür de tıpkı insan gibi tek bir yüzü olmayan, içinde bin farklı hikâye taşıyan bir şeydir.
Kültür Kavramı Neleri Kapsar? Sadece Tarihten İbaret Değildir
“Kültür kavramı neleri kapsar?” sorusuna çoğu kişinin aklına ilk olarak sanat, tarih ve gelenekler gelir. Elbette bunlar kültürün önemli parçalarıdır ama kültür bundan çok daha geniş bir dünyadır.
Kültür; insanların yaşam biçimlerini, düşüncelerini, alışkanlıklarını, değerlerini, iletişim şekillerini, yemeklerini, müziklerini, kıyafetlerini, inançlarını ve günlük hayatta oluşturdukları bütün ortak davranışları kapsar.
Yani sabah kahvaltısında zeytini ekmeğe bandırma şekliniz bile kültürün küçük bir parçası olabilir.
Mesela İzmir’de yaşayan biri olarak şunu fark ediyorum: Burada insanların yaşam tarzında denizin, güneşin ve sokak kültürünün büyük etkisi var. Akşamüstü sahilde oturup çay içmek, gün batımına bakarken hayat hakkında büyük kararlar almak ama ertesi gün hiçbirini uygulamamak bile bir çeşit şehir kültürü olabilir.
Bir arkadaşım geçen gün şöyle dedi:
“Biz İzmir’de plan yapmıyoruz, sadece ihtimaller oluşturuyoruz.”
Baktım, haklı. “Saat 7’de buluşalım” dediğimiz etkinlik genellikle 7.45’te başlıyor. Ama kimse de şaşırmıyor. Çünkü bu da bizim sosyal alışkanlıklarımızın küçük bir parçası.
Kültürün İçinde Günlük Hayatın Gizli Kuralları Var
Kültür bazen yazılı olmayan kurallar bütünüdür. Kimse size çocukken “Misafir gelince çay ikram edilir” diye resmi bir ders vermez. Ama bunu öğrenirsiniz.
Kimse size “Bayramda büyüklerin eli öpülür” diye bir sınav yapmaz. Ama o davranışın değerini bilirsiniz.
Kültür biraz da aileden, çevreden ve toplumdan farkında olmadan öğrendiğimiz davranışların toplamıdır.
Çocukluktan Gelen Kültürel Kodlar
Çocukken hepimizin yaşadığı küçük kültür anıları vardır.
Mesela evde misafir varken televizyonun sesini kısmak.
Buzdolabındaki güzel yiyeceğin “misafir için saklanması”.
Annenizin marketten aldığı en güzel meyveyi kendisi yemeyip çocuklara vermesi.
Bunlar küçük gibi görünür ama aslında bir toplumun değerlerini anlatır.
Ben çocukken annemin “Misafir gelecek, evi biraz toparlayalım” dediğini çok duyardım. İlginç olan şu ki misafir geleceği zaman ev zaten temiz olurdu ama yine de ekstra bir temizlik yapılırdı.
O zaman anlamazdım.
Şimdi düşünüyorum:
“Biz aslında evi değil, misafire verdiğimiz değeri temizliyormuşuz.”
Bazen insan büyüyünce çocukken garip gelen şeylerin anlamını çözüyor.
Kültür Yemekten Müziğe, Giyimden Dile Kadar Uzanan Büyük Bir Alan
Kültürün en eğlenceli taraflarından biri yemeklerdir. Çünkü yemek sadece karın doyurmaz; anıları, aile bağlarını ve geçmişi de taşır.
Bir yemeğin kokusu sizi yıllar öncesine götürebilir.
Mesela bazı yemeklerin tarifleri internette yazmaz. Çünkü tarif tamamen şuna bağlıdır:
“Biraz göz kararı koyacaksın.”
Ne kadar?
“İşte anlayacaksın.”
Bu cevap özellikle annelerin mutfak sözlüğünde resmi ölçü birimidir.
Bir gün makarna yaparken anneme sordum:
“Ne kadar tuz atayım?”
“Göz kararı.”
“Benim gözüm küçük, seninki büyük. Ölçü ne?”
Güldü.
Ama aslında burada bile kültürün aktarımı vardı. Çünkü bazı bilgiler kitaplardan değil, nesilden nesile geçen deneyimlerden öğrenilir.
Müzik ve Sanat Kültürün Hafızasıdır
Bir toplumun müziği, o toplumun duygularını anlatır. Sevincini, hüznünü, aşkını, isyanını ve hayata bakışını gösterir.
Bir şarkı bazen sadece şarkı değildir.
Bir düğünde çalan oyun havası, bir mahallede duyulan eski bir türkü veya gençlerin dinlediği yeni müzik türleri kültürün değişen yüzünü gösterir.
Kültür sabit duran bir şey değildir. Sürekli hareket eder.
Eskiden kaset doldurmak bir kültürdü, sonra CD’ler geldi, şimdi herkes birkaç saniyede milyonlarca şarkıya ulaşabiliyor.
Teknoloji değişiyor ama insanların müzikle bağ kurma ihtiyacı değişmiyor.
Kültür Dilimizi ve Espri Anlayışımızı Bile Şekillendirir
Bence kültürün en eğlenceli taraflarından biri de dildir.
Aynı kelime farklı bölgelerde farklı anlamlara gelebilir. Aynı şaka başka bir yerde komik bulunmayabilir.
Mesela arkadaş grubunda kullandığımız bazı ifadeler dışarıdan birine anlamsız gelebilir.
Arkadaşım bana:
“Bugün çok yoruldum.”
dediğinde sadece yorgun olduğunu anlamam.
Onun ses tonundan, bakışından, kullandığı kelimeden aslında ne demek istediğini de anlamaya çalışırım.
Çünkü ortak geçmişimiz vardır.
Kültür biraz da insanların birbirini anlayabilmek için oluşturduğu görünmez bir köprüdür.
Şehirlerin de Kendine Özgü Kültürleri Vardır
Bir şehir sadece binalardan oluşmaz. Şehirlerin karakterleri vardır.
İzmir’in rahatlığı, İstanbul’un temposu, Karadeniz’in güçlü dayanışma kültürü, Anadolu’nun misafirperverliği farklı yaşam biçimlerini gösterir.
Bazen bir şehre gittiğinizde oradaki insan davranışları size farklı gelebilir.
“Bunlar neden böyle yapıyor?”
diye düşünebilirsiniz.
Ama biraz zaman geçirince anlarsınız ki insanlar kendi kültürel dünyalarının içinde anlamlı davranışlar oluşturmuşlardır.
Kültür farklılıkları aslında insanlığın zenginliğidir.
Herkes aynı düşünseydi dünya inanılmaz sıkıcı olurdu.
Düşünsenize, herkes aynı yemeği sevseydi restoran menülerinde sadece tek seçenek olurdu.
Garson:
“Bugün ne alırsınız?”
Müşteri:
“Her zamanki şeyi.”
Garson:
“Zaten başka bir şey yok.”
Hayat gerçekten tatsız olurdu.
Kültür Değişir, Gelişir ve Yeniden Şekillenir
Kültürün en önemli özelliklerinden biri değişebilir olmasıdır.
Bazı insanlar kültür denince sadece geçmişi düşünür. Oysa kültür sadece eskiden gelen şeylerden oluşmaz.
Bugün gençlerin kullandığı kelimeler, sosyal medya alışkanlıkları, yeni yaşam tarzları da geleceğin kültürünü oluşturuyor.
Belki yıllar sonra insanlar bizim kahve fotoğrafı çekmemizi, sürekli telefonla konuşmamızı veya arkadaşlarla mesajlaşırken kullandığımız emojileri araştıracak.
Bir araştırmacı gelecekte şöyle diyebilir:
“21. yüzyıl insanları duygularını küçük sarı yüz ifadeleriyle anlatıyordu.”
Düşünmesi bile komik.
Ama kültür zaten böyle oluşur. İnsanlar yaşar, üretir, paylaşır ve geride iz bırakır.
Bu içeriğimizin sonuna geldik. Deniziletisim olarak “Kültür kavramı neleri kapsar” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Kültür Bizi Biz Yapan Büyük Bir Hikâyedir
Kültür kavramı neleri kapsar sorusunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü kültür, insan hayatının neredeyse tamamına dokunan geniş bir alandır.
Yediğimiz yemekten konuşma şeklimize, aile ilişkilerimizden sanat anlayışımıza, şehir alışkanlıklarımızdan değerlerimize kadar birçok unsur kültürün içinde yer alır.
Kültür aslında insanın kendini anlatma biçimidir.
Hepimizin içinde küçük kültür parçaları taşırız.
Bazen annemizin bir sözüyle, bazen çocukluk arkadaşlarımızla yaptığımız bir şakayla, bazen de yıllar sonra duyduğumuz bir şarkıyla geçmişimize bağlanırız.
Belki de kültürün en güzel tarafı budur: İnsan değişir ama hikâyesinden tamamen kopmaz.
Ben de bazen arkadaşlarla gülerken, bazen tek başıma düşünürken fark ediyorum ki kültür dediğimiz şey aslında hayatın kendisi.
Bir fincan çayın yanında yapılan sohbetten, sokakta duyulan bir müzikten, aile içinde anlatılan eski bir anıdan ve insanların birbirine bıraktığı küçük izlerden oluşan kocaman bir dünya.
Ve sanırım insan olmanın en güzel taraflarından biri de bu dünyanın hem içinde yaşayıp hem de her gün yeniden şekillendirmemiz.